|
|||
|
|||
![]() |
|||
![]() Mustafa Kemal Atatürk’ün koyduğu laiklik ilkesi, bütün vatandaşların dini inançlarına (veya dini inançları olmayanlara) saygı duyar. Bu, Avrupa projesinin altını çizen ideallerle örtüşmektedir. Bireysel özgürlük, farklı fikirlerin ifade edilmesine izin vermek demektir. Toplumsal özgürlükle ve toplumlar arasındaki saygı, ancak kişisel özgürlükler ile oluşur. Medeniyet, bireylerin fikirlerine saygı duyulmasını ve her koşulda şiddetsiz bir ortan yaratılmasını gerektirir. Şiddet gittikçe kişisel, toplumsal veya devletler arası seviyeye yükselmekte. Türkiye’nin çok önemli bir rol oynadığı Medeniyetler İttifakı’na Belçika üyedir ve bu girişimi desteklemektedir. Bu girişimde ittifakın içinde en çok duyduğumuz kelime “saygı”dır. Ne üzücü ki Avrupa’da İslamofobi gittikçe yayılmakta, barışçı bir şekilde yaşayan ve mezhepçi olmayan Müslüman vatandaşlar, bu ortamdan etkilenebilir. Bu düşüncenin beraberinde getireceği korku, tehdit ve şiddet ancak Avrupa Birliği’nin vatandaşları olarak Avrupalı Müslümanlar ve Türkiye’nin, fikir ve inanç özgürlüğünü desteklemeleri ve dini, siyasi amaçla kullananlara karşı canla başla mücadele etmeleriyle önlenebilir. Belçika son yarım asırdır göç eden Müslüman vatandaşları içinde barındırmak için çok çabalıyor. Belçika vatandaşı olmak ve oy kullanma hakkını almak nispeten kolaylaştırıldı. Belçika’daki Türk kökenli başarılı siyasetçiler ülkemdeki açık fikirliliğin bir kanıtıdır. |
|||